Duygularım, benimdir.
Benim, benden saklamadan bana anlattıklarım; gönlümün aklımla, aklımın gönlümle kavgalarına hâkemlik eden kalbimin refâkatinde, bana itiraflarımdır!...
Sevgimin adresi; bana sevmeyi bahşeden, bendesini kullukla şereflendiren Rabb'im'dir...
Sevgimin kaynağı, menba'ı, gene O'dur...
Yıllarca sakındığım, sadece kendime sakladığım, açıklarsam dillere düşmesinden, her okuyanın kendince bir mana vermesinden çekindiğim şiirlerimi, sanal bir defterde toplamak, cesâret edebilirsem Dostlarımla paylaşmaya niyetlendim...
Ne kadarını, ne kadar bir zamanda buraya yüklerim bilmem, bilemem!
Konuşmama, yazmama, duygularımı sözlerle ifâde edebilmeme ruhsat veren Rabb'im'in izni kadar olacaktır elbette bu sayfa da...
Ruhsatıyla olduğu kadar, ruhsatuyla gittiği yere kadar inşallah...
VE TEVEKKEL A'LALLAH...
Selâm, sevgi, dua...
16 Eylül 2009 (Kadir Gecesi sabahı) İZMİR
NETİCE...
Sıkıldı canımın canının canı
Âhımdan feryatlar çıktı gülerek,
Sevdamın gönlümde koptu tûfanı
Canım cananını sıktı bilerek...
Gülücük, âhımın dalga kıranı
Hasretim, sevdamın sorup duranı
daha dünmüş gibi hep hâtıranı
Yüreğim hasrete soktu bilerek...
Yangına körükle gidenler oldu
Dolular boşaldı, boşalan doldu!
Hasret yeşerirken ömürler soldu
Sevdâm, seyahate çıktı gülerek...
Hasreti dağladı her bir pâremi
Gülerek seyretti yanan Kerem'i
Aratarak sen sendeki çâremi
Yaramı pansuman ettin delerek... (17.08.2001)
......................
TEMÂŞA
Şaşırdı gözlerim. Hayretle baktı
Büyük balık küçüğünü yutarken,
Günâhım nefsimin canını sıktı
Sevâbım şeytanı taşa tutarken!...
Bu gün yeşerenler, yarın solacak
Dolu boşalacak, boşlar dolacak,
Sandilarki dünya bize kalacak
Yalan yanlış ömür geçip giderken...
Gidp selam verdim mezar taşına
Daha ermemişmiş yarı yaşına
Ömrüm tuz ettiler hayat aşına
"Aman! Tuzlu yasak yeme!" derlerken...
Sevâbı günaha eyleyip kalıp
Harâmi nefsimi girdaba salıp
Zikrullah deminde ummana dalıp
Yüzmeye durdular mâhiden erken!...
Uyandım uykumdan baktım kapıya
Yolum düştü kurtarıcı yapıya
Tutuldu günâhım bir sallantıya
Îmanım sevdâmı aşa katarken...
...............
YÜRÜMEK
Yürümek çok kolay derlerdi bana,
Sarhoşken yüksekten yürümek yoktu!
Her hazan, bir hüzün yükler insana
Benim yüreğimde çürümek yoktu...
Her hazan sonunda kışlar var imiş,
Her hazan gözlerde yaşlar var imiş,
Yuvasız mahlûkat kuşlar var imiş
Yuvasız kuşlara ürümek yoktu...
Hayaller her yere uzansa bile
Kalemde kaderler kelamsa bile
Yarışta topallar kazansa bile
Yüreği kasvetle bürümek yoktu...
Öfkeden gözlerin akı karardı
Öfke tüm dünyayı kavradı sardı
İhânet, her zaman her yerde vardı
Dostluğu yerlerde sürümek yoktu...
..................
15 Eylül 2009 Salı
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder